Yazı, deneme

Danimarka ve Erasmus +

Erasmus+ nedir? Kimler gidebilir? Nasıl başvurulur? Bu yazımda 22-30 Haziran arası Danimarka'da katıldığım Copenhagen Youth Network'un düzenlediği gençlik değişimi programından yola çıkarak sizlere…

5 dakikalık okuma

Erasmus+ nedir? Kimler gidebilir? Nasıl başvurulur?

Bu yazımda 22-30 Haziran arası Danimarka’da katıldığım Copenhagen Youth Network’un düzenlediği gençlik değişimi programından yola çıkarak sizlere Erasmus+ hakkında bilgi vermeye çalışacağım. Tam olarak kılavuz değeri taşımasa da sizlere yardımcı olabileceğini umuyorum. Öncelikli olarak katıldığım projeden bahsetmek sonrasında Erasmus+ hakkında konuşmak istiyorum.

Bu benim 2. Gençlik değişimi projemdi. İlki de Danimarka’da aynı kuruluş tarafından düzenlenmişti. Deneyimimden bahsetmeden önce kendilerine çok teşekkür etmek istiyorum. Kesinlike çok organize ve kaliteli bir proje organizasyonu yapmaktalar. Şartlar tabi ki bir otel odası gibi olmasa da o samimi ve sıcak hava çok kısa sürede sizi içinize alıyor. Projenin konusu Cinsiyet Eşitliği üzerine alışılagelmiş eğitim metodlarından farklı yöntemlerle bu konuya dikkat çekmekti. Başlangıç günlerimizde çok değerli Eğitmen-Arkadaşımız Tamta’nın yönettiği oturumları daha sonraları bizler ülkeler ve gençler olarak devralıp kendi oturumlarımızı düzenledik. Kendi bakış açımızla, kendi farklı kültürlerimizle aynı konuları ele alan pek çok farklı ve interaktif oturumlar düzenledik. Örnek olarak Türk takımı olarak bizler herkese belirli konular ve projede bulunan ülkelerden birisini vererek bir role-play sergilemelerini istedik. Bu sayede diğer kültürler hakkındaki hem önyargılarımızı hem de bilmediklerimizi keşfetmek istedik. Bu role-play lerin ardından o ülkelerden gelen dostlarımıza bu konular hakkında sorular yöneltme şansımız oldu. Bunun gibi pek çok farklı etkinlik gerçekleştirdik. Hatta bir keresinde kukla şovu bile düzenledik. Oldukça eğlenceli ve interaktif geçen bu oturumların ardından kendi adıma en çok farkında vardığım şey çoğunlukla bizim ülkemizde olduğunu düşündüğüm zihinsel veya fiziksel tacizin Avrupa’da dahil olmak üzere neredeyse dünyanın her yerinde var olduğunu fark etmek oldu. O kadar çok insan buna maruz kalıyormuş ki insan şaşırmadan edemiyor. Aynı şekilde cinsiyet rollerinin insanın kariyerinden aile hayatına kadar her şeyi iyi veya kötü yönde etkilediğini fark ettim. Kısaca bu oturumlar benim dünyaya daha çok açılmama, aslında tüm dünya halkları olarak daha da bilinçlenip el ele vererek bunları yenmemiz gerektiği kanısı uyandırdı. Umarım bunu bir gün gerçekleştirebiliriz.

Hep eğitim miydi? Açıkçası tabi ki hayır. Özellikle Gençlik Değişimi projelerinde o kadar çok eğleniyoruz ki. Katıldığım iki projede de akşamları yemekten sonra ülkelerin kültür geceleri düzenlenmekte. Bu neredeyse Erasmus+ ın bir geleneği. İlk gece Türk gecesi olmakla beraber projede bulunan Ukrayna, Bulgaristan, Yunanistan, Polonya, İtalya ve tabiki Danımarka kültür geceleri o kadar keyifli geçti ki. Hem eğleniyor o kültürlerin yemeklerini, tatlılarını, içeceklerini tadabiliyor hem de oyunlar oynayıp birbirimizle daha da kaynaşıyorduk. Ve şunu fark ediyor insan ister istemez. Politika ne kadar zararlı bir şey olabiliyor. Örnek olarak insanlar Türklerle Yunanların birbirini sevmediğini sanır. Oysaki benim yan yatağımda Orestis ki kendisi Yunan kalıyordu ve belki de en iyi anlaştığım insanlardan birisiydi. Birbirimizle şakalar yapıyor. Yoğurdu sahiplenmek için türlü muziplikler üretiyorduk. Aynı şekilde diğer ülkelerle hiç beklenmedik şekilde yakınlaşıyor insan. Şunu da fark ediyorum ki ırk dediğimiz şey uydurduğumuz ve birbirimizi ayrıştırmak için kullandığımız bir şey. Hepimiz bu dünyanın parçasıyız. Tabi ki farklı yerlerde farklı kültürlerde doğduk ancak bu kavga sebebi değil. Tam tersine birbirimize verebileceğimiz değerler olduğunun göstergesi. Bunun en büyük noktası da sanırım empati. Çünkü farklı kültürlerin aynı olaylar hakkındaki fikirleri o kadar zihninizi açıyor ki. Yine Yunanistan üzerinden örnek vereceğim çünkü tarihsel olarak en yakın olduğumuz onlar. Bizim tarih kitaplarımızın hamasetle bahsettiği şeylerin onların bakış açısından ne kadar farklı olabileceğini keşfediyor insan. Kendi kendime diyorum ki gerçekten bazı olayları o dönemde olmadan anlamak imkansız ve hiçbir şeyin gerçekten tam bir doğru veya yanlışı yok. Bunlar bizden önceki kuşakların kavgaları mücadeleleri ve ben artık bunun devam etmesi için tek bir sebep bile göremiyorum ki. Projede bulundan bütün arkadaşlar da hatta bütün bizim kuşağımızın da böyle düşündüğünü biliyorum. Düşünmeyenlere de bu empatiyi ve farkındalığı kazandırmayı biraz da farkındalığı olanların vazifesi olarak görmekteyim. Kısaca bu proje sırasında farklı kültürlerle çok fazla etkileşime girip gerçekten çok değerli insanlar tanıyorsunuz. Gerçekten onlar benim şuan kardeşlerim. Biliyorum ki tekrar buluşacağız. Hatta şimdiden planlar bile yaptık. Eylül’de görüşebileceklerimiz olacak umuyorum ki.

Bunların dışında organizatörlerimizin de katkısıyla Kopenhag’da bir gün geçirme şansına eriştik. Kesinlikle gördüğüm en güzel şehirlerden birisi. Bunun yanında oldukça pahalı açıkçası proje olmasa ziyaret etmem herhalde uzun bir süre imkansız olacaktı. Bu gibi projeler gerçekten büyük şans. Diğer bir öğleden sonra ise oturumları erken bitirip göle gitme şansına eriştik. Açıkçası bir Akdeniz insanı olarak ne kadar soğuk olsa da şuan gururla Danimarka’da yüzdüm diyebiliyorum. Bunun gibi oyunlar, etkinlikler, sohbetler, şakalar hiç eksik olmadı. Özetlemek gerekirse sizlere tavsiyem imkanınız varsa kesinlikle böyle çok kültürlü ortamlarda bulunup zihninizi algınızı genişletin. Klasik medya ve toplumun size dayattıklarını hemen kabullenip kendinizi kısıtlamayın. Her şey gerçekten bir insanı tanımakla başlar.

Gelelim Erasmus+ a, Erasmus+ daha çok dernek veya gönüllü organizasyonların düzenlediği Avrupa Birliği tarafından desteklenen bir kuruluş. Bu kuruluş altında gönüllülük projeleri düzenlenmekte. Benim katıldığım gençlik değişimi projeleri 18-30 yaş arası her gencin katılabileceği herhangi bir kısıtlama bulunmayan organizasyonlar. Ülkenizden bir kuruluş veya ülkenizden birileri bu projede yer alacaksa sizin de bir parçası olmanız içten bile değil. Ama ne yazık ki bunda da kontenjan sınırlaması var doğal olarak. Ama bu sizi yıldırmasın. Ben ilk projeme kabul aldığım dönemde 100 e yakın projeye başvurmuştum. O yüzden pes etmeden başvurmak bunun ilk koşulu. Peki neler karşılanıyor? Bu ekonomide haklı olarak insan bunu soruyor. Ülkeden ülkeye miktarı değişmekle beraber kesinlikle bir seyahat bütçesi ayrılıyor size. Bu projede 250 Euro idi. Daha fazla daha az ancak oluyorç Bazen yetmediği oluyor mu oluyor. Ama bu çok da farklı bir tutar olmuyor ve başka bir ülkeyi görmek için bence verilebilecek bir bedel. Bunun yanında birçok projede yemek ve konaklamada karşılanıyor. Düşünsenize başka bir ülkede size üç öğün yemek veriliyor. Kalacağınız yer karşılanıyor. Tek beklenense gerçekten çok önemli olan konular hakkında etkileşime geçip bir farkındalık yaratmak. Bence kesinlikle kaçırılmaması gereken bir fırsat. Bu projelere başvururken en önemli iki şey tabi ki CV ve niyet mektubu. Bunlara detaylı olarak girmeyeceğim çünkü internette benden çok daha bilgili birçok rehber var. Ancak bu ikisinin anahtar rol oynadığını bilmenizi isterim. Tabi bunun yanında sizin iyi niyetliliğiniz ve açık görüşlü olmanız sizlere fazlasıyla artı puan kazandıracaktır. Cv ve Niyet Mektubu için Europass yazıp aratabilirsiniz. Toparlayacak olursam Erasmus+ ve katıldığım son proje gerçekten herkes için çok büyük fırsatlar. Kaçırmamanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Benim geçen sene haberim oldu ve 1 senede 3 projeye katılma şansına eriştim. Oradan tanıştığım insanları da ziyaret ederek bu sayede 6 ülke gezdim. Ama bunun en önemli noktası pes etmemek Türkiye’de bu konuda çok fazla başvuru ve mücadele var. Pes etmeyip CV’inizi geliştirdiğiniz sürece siz de mutlaka katılacaksınızdır. Söyleyeceklerim bu kadar unutmayın ki “Her şey bir insan tanımakla başlar.